Dekor nedir: Tiyatroda ve sinemada, olayın geçtiği yeri belirleyen ve çevreleyen sabit veya hareketli unsurlar bütünü.
Tiyatroda dekor genellikle kişilerin dolaştığı yeri belirtir, mekânı giydirir, tıpkı kostümlerin, oyuncuları giydirmesi gibi. Ayrıca kulisi, yani oyuncuların sahneye çıkmadıkları zaman bekledikleri yeri de gizler. Dekor, perdelerden, tarihî bir anıtın duvarlarından, hattâ ışık oyunlarıyla mekânın bölündüğü ve atmosfer izlenimi uyandırılan çıplak bir sahneden olabilir. Sokak tiyatrosunun dekoru ise, günlük yaşantıdır.
Dekor uzun süre, en basit yoldan ifade edilirdi: duvara asılı bir kumaş (Yunan trajedisi) veya olayın geçtiği yeri belirten yazılar (Shakespeare dramları).
Ortaçağ’da olayın geçtiği çeşitli yerler, basit ve yan yana dizilmiş tahta iskeleler ve paravanalarla belirtiliyordu. Ya oyuncular, yerinde oturan halkın önünde bu paravanaların birinden öbürüne geçerler, yahut da halk, sırasıyla paravanaların önünden geçerdi: bu aynı zamanlı dekor, ilk defa XVII. yy.da, Corneille’in le Cid adlı eserinde uygulandı.
İtalyan Usulu
Üç yüzyıldan beri, art arda gelen dekor sistemi, aynı zamanlı dekorların yerini almıştır. Bir sahne bitince onun dekoru, sahnenin aşağısında veya yukarısında bir yere kaldırılır ve yerine yeni bir dekor konur.
İtalyan usulü denilen tiyatrolarda, sahnenin üç yanı kapalıdır. Halka açık yönünde bir perde vardır, dekor değiştirmek için bu perde indirilir. Tabiî, hızı ve kusursuzluğu yönünden başlı başına bir gösteri sayılan ve seyircinin gözü önünde yapılan dekor değişikliklerinde perde kapatılmaz.
Başlangıçta biçim verilip boyanmış yalancı mermerden yapılan dekorlar, sonraları tahta sırıklara tespit edilen bezler üzerine, göz aldatıcı resimler yapılarak düzenlendi. Bunların hepsi, seyircinin gözünden gizlenmiş kablolarla, çıkrıklarla, kasnaklarla, ağırlık ve karşıt ağırlıklarla hareket ettiriliyor, bu unsurlara bir de perdeler ve merdivenler, platformlar, eğik düzlemler ekleniyordu.
Gerçeklik ve Soyutlanma
Tiyatro dekorasyoncuları yavaş yavaş göz aldatmacanın sahte itibarını bir yana bırakmağa ve Antoine’m (18581943) Özgür Tiyatro’sunun gerçekçi estetiğine yönelmeğe başladılar. Antoine, başoyuncusu kasap olan bir oyunda gerçek et parçalarından, gerçek fıskiyelerden, gerçek pencerelerden yararlanmıştı. Sonradan İngiliz Gordon Graig’in, İsviçreli Adolphe Appia’nın, Rus Meyerhold’un, Alman Bertolt *Brecht’in, Fransız Jacques Copeau ile Jean Vilar’m etkisi altında, tiyatro dekoru giderek daha sadeleştirildi, çok zaman aksesuvar olarak sadece hareketli bloklardan yararlanıldı.
Sinemanın Büyüsü
Başlangıçta sinema tam anlamıyla filme çekilmiş tiyatroydu. Melies sinema hilelerinde döşemede açılan kapılardan, gerçek dekorlardan ve kemerlerden yararlandı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra dev makineler (tahta iskeleler üzerine kurulu ve kumaşla giydirilmiş dekorlar) ortaya çıktı.
Tiyatronun göz aldatmacasından ve gerçeğin dev boyutlarla canlandırılmasından (Griffith’in filimleri) ve nihayet, doğal dekorların bulunuşundan (iki savaş arası dönemde İsveç sineması) sonra, Alman Ernst Lubitsch ile Ernst Stern, kuşkuyu ve dehşeti ifade eden boyalı tuval dekorlar yarattılar (anlatımcılık).
1930 yıllarından başlayarak, Hollywood, mukavva dekorların istilâsına uğradı, stüdyolarda şehirler, saraylar, gemiler, hattâ yanardağ patlamaları ve fırtınalar yaratılması için fedakârlıktan kaçınılmadı.
Ama bu yöntem 60 yıllarından beri, «etkili» sinemayı yapan «yeni dalga»dan sonra, modası geçmiş bir tür oldu. Günümüz sinemacıları, olabildiğince, hem fazla giderleri önlemek, hem de gerçeğe yakın olmak kaygısıyla, doğal dekorları kullanırlar. Bununla birlikte, sözgelimi Fellini, Satyricon veya Roma filimlerinde, görkemli dekorların büyüsünü yeni den yaratmayı başarmıştır.
23 Mart 2013 Cumartesi
Dekor Nedir
Dekor nedir: Tiyatroda ve sinemada, olayın geçtiği yeri belirleyen ve çevreleyen sabit veya hareketli unsurlar bütünü.
Tiyatroda dekor genellikle kişilerin dolaştığı yeri belirtir, mekânı giydirir, tıpkı kostümlerin, oyuncuları giydirmesi gibi. Ayrıca kulisi, yani oyuncuların sahneye çıkmadıkları zaman bekledikleri yeri de gizler. Dekor, perdelerden, tarihî bir anıtın duvarlarından, hattâ ışık oyunlarıyla mekânın bölündüğü ve atmosfer izlenimi uyandırılan çıplak bir sahneden olabilir. Sokak tiyatrosunun dekoru ise, günlük yaşantıdır.
Dekor uzun süre, en basit yoldan ifade edilirdi: duvara asılı bir kumaş (Yunan trajedisi) veya olayın geçtiği yeri belirten yazılar (Shakespeare dramları).
Ortaçağ’da olayın geçtiği çeşitli yerler, basit ve yan yana dizilmiş tahta iskeleler ve paravanalarla belirtiliyordu. Ya oyuncular, yerinde oturan halkın önünde bu paravanaların birinden öbürüne geçerler, yahut da halk, sırasıyla paravanaların önünden geçerdi: bu aynı zamanlı dekor, ilk defa XVII. yy.da, Corneille’in le Cid adlı eserinde uygulandı.
İtalyan Usulu
Üç yüzyıldan beri, art arda gelen dekor sistemi, aynı zamanlı dekorların yerini almıştır. Bir sahne bitince onun dekoru, sahnenin aşağısında veya yukarısında bir yere kaldırılır ve yerine yeni bir dekor konur.
İtalyan usulü denilen tiyatrolarda, sahnenin üç yanı kapalıdır. Halka açık yönünde bir perde vardır, dekor değiştirmek için bu perde indirilir. Tabiî, hızı ve kusursuzluğu yönünden başlı başına bir gösteri sayılan ve seyircinin gözü önünde yapılan dekor değişikliklerinde perde kapatılmaz.
Başlangıçta biçim verilip boyanmış yalancı mermerden yapılan dekorlar, sonraları tahta sırıklara tespit edilen bezler üzerine, göz aldatıcı resimler yapılarak düzenlendi. Bunların hepsi, seyircinin gözünden gizlenmiş kablolarla, çıkrıklarla, kasnaklarla, ağırlık ve karşıt ağırlıklarla hareket ettiriliyor, bu unsurlara bir de perdeler ve merdivenler, platformlar, eğik düzlemler ekleniyordu.
Gerçeklik ve Soyutlanma
Tiyatro dekorasyoncuları yavaş yavaş göz aldatmacanın sahte itibarını bir yana bırakmağa ve Antoine’m (18581943) Özgür Tiyatro’sunun gerçekçi estetiğine yönelmeğe başladılar. Antoine, başoyuncusu kasap olan bir oyunda gerçek et parçalarından, gerçek fıskiyelerden, gerçek pencerelerden yararlanmıştı. Sonradan İngiliz Gordon Graig’in, İsviçreli Adolphe Appia’nın, Rus Meyerhold’un, Alman Bertolt *Brecht’in, Fransız Jacques Copeau ile Jean Vilar’m etkisi altında, tiyatro dekoru giderek daha sadeleştirildi, çok zaman aksesuvar olarak sadece hareketli bloklardan yararlanıldı.
Sinemanın Büyüsü
Başlangıçta sinema tam anlamıyla filme çekilmiş tiyatroydu. Melies sinema hilelerinde döşemede açılan kapılardan, gerçek dekorlardan ve kemerlerden yararlandı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra dev makineler (tahta iskeleler üzerine kurulu ve kumaşla giydirilmiş dekorlar) ortaya çıktı.
Tiyatronun göz aldatmacasından ve gerçeğin dev boyutlarla canlandırılmasından (Griffith’in filimleri) ve nihayet, doğal dekorların bulunuşundan (iki savaş arası dönemde İsveç sineması) sonra, Alman Ernst Lubitsch ile Ernst Stern, kuşkuyu ve dehşeti ifade eden boyalı tuval dekorlar yarattılar (anlatımcılık).
1930 yıllarından başlayarak, Hollywood, mukavva dekorların istilâsına uğradı, stüdyolarda şehirler, saraylar, gemiler, hattâ yanardağ patlamaları ve fırtınalar yaratılması için fedakârlıktan kaçınılmadı.
Ama bu yöntem 60 yıllarından beri, «etkili» sinemayı yapan «yeni dalga»dan sonra, modası geçmiş bir tür oldu. Günümüz sinemacıları, olabildiğince, hem fazla giderleri önlemek, hem de gerçeğe yakın olmak kaygısıyla, doğal dekorları kullanırlar. Bununla birlikte, sözgelimi Fellini, Satyricon veya Roma filimlerinde, görkemli dekorların büyüsünü yeni den yaratmayı başarmıştır.
20 Mart 2013 Çarşamba
Radyo Dinle Radyoyo Lale
Radyo Dinle Radyoyo Lale
saksıya ekmek istediğinizde gölge bir bahçe, veya minimum 15 cm. derinliğinde bir saksı ve toprak, lale soğanları Derinliği minimum 15 cm. olan bir saksı alın ve soğan satın alırken saksı derinliğinden 5 cm. daha kısa derinliğe gömülen soğan alın (ör. 20 cm. bir saksı için 15 cm. veya daha sığa gömülen bir soğan tercih edilmeli. Saksınızın altına minimum 5 cm. yüksekliğinde toprak veya torf doldurun ve hafifçe sıkıştırın. Daha sonra lale soğanlarını birbirine değmeyecek ve 4-5 cm. uzaklık olacak çekilde torpağa yerleştirin, tabi sivri taraflarının yukarı bakacağını hatırlatmaya gerek yoktur.Saksının kalan kısmını da toprakla doldurup hafifçe sıkıştırın ve can suyu verin.
Bundan sonrası önemli: Radyo Dinle Radyoyo Lale
Unutmayın ki, laleler soğuk ortamı sever ama donmak da istemez. Dolayısı ile saksıyı evin içinde bırakırsanız soğanlar çürür, camın önüne koyarsanız donar. Bu aşamada saksıları bir müddet buzdolabında bulundurabilirsiniz. Soğuk hava lale soğanının biyolojik saatini harekete geçirir ve biraz daha ılık havaya geçirdiğinizde laleler topraktan çıkar. Topraktan çıkarken ve çiçek açınca ne kadar gölge ve serin ortamda tutarsanız laleleriniz o kadar canlı ve uzun ömürlü olur. Unutmayın evin içinde laleniz yaşamıcaktır.
Radyo Dinle Radyoyo Lale bahçeye dikmek iserseniz; Lale soğanları Eylül-Ocak ayları arasında dikilmelidir. Eğer gölge bir yer seçerseniz laleleriniz çiçek açtıktan sonra daha uzun süre yaşar. Toprağınızı aldığınız lalenin üzerinde belirtilen derinlikte kazın ve lale soğanlarını yine belirtilen minimum aralıklardan daha kısa mesafede olmayacak şekilde dizin. Tabi sivri taraflarının yukarı bakacağını hatırlatmaya gerek yoktur.. Lale paketlerinin üzerinde ne kadar büyüyecekleri cm. olarak yazılıdır. Birden fazla çeşit aldıysanız uzun olanları kısa olanların arkasında kalacak şekilde dikin.
Radyo Dinle Radyoyo Lalelerinizi kuru havalarda sulamayı ihmal etmeyin. Pakette belirtilen aylarda laleniz topraktan çıkacak ve çiçek açacaktır. unutmayın ki çiçeklerin vakti dolup boyunları bükülmeye başladığında, artık çiçekleri kesmeniz iyi olacaktır. Çünkü yapraklar bir sonraki senenin enerjisini soğana depolamalıdır. Yapraklar kendi kendine kuruyana kadar zarar vermeyin. Soğanlarınızın en az yarısı ertesi sene yeniden açacaktır
16 Mart 2013 Cumartesi
Radyo Dinle Radyoyo Frekans
Radyo Dinle Radyoyo Frekans
Her radyo ve televizyon kuruluşunun yayın yapabilmesi için bir frekans tahsisine ihtiyacı vardır. Zira radyo ve televizyon kuruluşları bu frekans üzerinden yayın yaparlar. Bu frekans tahsisi işlemini RTÜK yapmaktadır. Kanunda bu frekans tahsisi için bir sınır getirilmemiş, sadece istisnai olarak TRT için bir kota getirilmiştir. Buna göre öncelikle Ulusal kanal ve frekans bandı planlamasındaki kanal ve frekans bandlarının dörtte biri Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumuna tahsis edilir. Bu tahsis işleminde kanal sayısı üçten, frekans bandı sayısı dörtten az olamaz. Bu kanalların birinden Radyo Dinle Radyoyo Türkiye Büyük Millet Meclisi faaliyetleri yansıtılır. Geriye kalan ulusal, bölgesel ve yerel kanal ve frekans bandlarının yarısı tam gün üzerinden, diğer yarısı ise istek halinde zaman paylaşımlı ve gerekirse dönüşümlü olarak tahsis edilir. Herhalde tahsis süresi beş yılı aşamayacaktır.
Sarf edilen zaman Radyo Dinle Radyoyo
Bu araçların üretimRadyo Dinle Radyoyo
Kanuna gore, RTÜK’ün ulusal yayın izni verdiği kuruluşlar izin tarihinden itibaren en geç ikinci yıl sonunda Türkiye alanının %70’ine yayınlarını ulaştırmak ve haftada asgari seksen saat yayın yapmak mecburiyetindedirler.
15 Şubat 2011 Salı
atçılık sanattır
Atlar nerede yetişiyor vede çifliklerdedir..Çifliklerde ne yetişiyor..Atları eşleşiyor ve çoğalıyor...Doğanın kanunu bu degilmi..Tabiki budur..
Tabiki haralarda yetişiyor..Bu kadar bilgi bende var..Bakın tjk sitesin açıklayıcı bilgiler var..Kafeler vat tjkkafe adresinde bilgiler var..
Atlar ne kadar güzel tjk kafe açıklayıcı çok bilgiler verektir..Bu atlar hakkında vizyon kalitesi ile kitaplar vardı..
Atçılar hakkında bilgiler burada olmaya devam edecektir..
Tabiki haralarda yetişiyor..Bu kadar bilgi bende var..Bakın tjk sitesin açıklayıcı bilgiler var..Kafeler vat tjkkafe adresinde bilgiler var..
Atlar ne kadar güzel tjk kafe açıklayıcı çok bilgiler verektir..Bu atlar hakkında vizyon kalitesi ile kitaplar vardı..
Atçılar hakkında bilgiler burada olmaya devam edecektir..
Etiketler:
at sanat,
at sanatı,
atlar,
atlar sanat,
tjk sanat
8 Şubat 2011 Salı
Jules Verne ,Jules Verne’nin yaşamı
Jules Verne Kimdir ,Jules Verne’nin Hayatı hakkında bilgiler verecegim..Google ünlü yazar Jules Verne’nin dogum gununu unutmadı ve onun için bir logo yaptı..Ve bakınca bu gün karşımıza logo çıkıyor google arama motorunda..
Sizlere şimdi bilgi vereyim bu ünlü yazar Jules Verne hakkında..
Jules Gabriel Verne, 8 Şubat 1828′de Fransa’da küçük bir kasaba olan Nantes’de doğdu. Ailesinin ilk çocuğu olan Jules Verne, çocukluğunu Nantes’da ailesinin çiftliğinde geçirdi. Babasının adı ise Pierre Vernedir, Babası bir avukattı. Jules Verne’nin annesi Sophie Allotte ise katı kurallara sahip bir İskoç kadını idi. Jules Verne, hayal gücü geniş bir çocukluk yaşadı. Daha sonra yazacağı bilimkurgu hikayelerinde bu maceralardan etkiler görülmekteydi. 9 yaşına geldiğinde kardeşi ile birlikte Saint Donatien Okulu’na başladı. Yazmaya ilgisi bu yıllarda başladı.
Lise ögrenimini bitirdikten sonra çalışmak için Paris’e yerleşti ve burada ailesinin mesleği olan avukatlık eğitimi almaya başladı. Jules Verne, okuldan çok kendini yazı yazmaya verdi. 1848 yılının yarsında Paris’te çıkan bir dergide ilk hikayesi Dünyanın Merkezine Seyahat’i kısım kısım yayınlanmaya başladı. Aynı zamnda ise 20. Yüzyılda Paris isimli yazısını da yazıyordu ancak bu yazısı ölümünden sonra 1994 yılına kadar basılı bir hale getirmeyi başaramadı.
Hayatı yazı yazmakla geçti.. Bu durum onun eğitim hayatını askıya aldırmıştı. Okulu bıraktıgını öğrenen babası Jules Verne’ye para yardımını askıya aldı… Maddi sıkıntı içinde kalan Jules Verne bir borsa tellalının yanında çalışmaya başladı. Bu vesileyle Alexandre Dumas, Victor Hugo gibi kişilerle tanıştı ve onlardan edebiyat hakkında tavsiyeler aldı.Yaşamının bundan sonrasında yaptıgı yapıtlarla adından çok söz ettirdi..Jules Verne, 24 Mart 1905′te Amiens’de vefat etti.
Jules Verne’nin eserleri
Balonla Beş Hafta
Yirminci Yüzyılda Paris
Dünyanın Merkezine Seyahat
Aya Yolculuk
Kaptan Grant’ın Çocukları
Seksen Günde Devr-i Alem
Denizler Altında 20.000 Fersah
İnatçı Keraban
Michael Strogoff
İki Yıl Okul Tatili
Dünyadan Aya
Doktor Ox’un Deneyi
Dünyanın Ucundaki Fener
Madenin Esrarı
Karpatlar Şatosu
Tuna Kıyısına Seyahat
Esrarlı Ada
Bir Piyango Bileti
Meteor Avı
Altın Yanardağ
Macellanya
Gezgin Cambazlar
15 Yaşında Bir Kaptan
Dünyanın Hakimi
Yüzen Şehir
Deniz Yılanı
Sizlere şimdi bilgi vereyim bu ünlü yazar Jules Verne hakkında..
Jules Gabriel Verne, 8 Şubat 1828′de Fransa’da küçük bir kasaba olan Nantes’de doğdu. Ailesinin ilk çocuğu olan Jules Verne, çocukluğunu Nantes’da ailesinin çiftliğinde geçirdi. Babasının adı ise Pierre Vernedir, Babası bir avukattı. Jules Verne’nin annesi Sophie Allotte ise katı kurallara sahip bir İskoç kadını idi. Jules Verne, hayal gücü geniş bir çocukluk yaşadı. Daha sonra yazacağı bilimkurgu hikayelerinde bu maceralardan etkiler görülmekteydi. 9 yaşına geldiğinde kardeşi ile birlikte Saint Donatien Okulu’na başladı. Yazmaya ilgisi bu yıllarda başladı.
Lise ögrenimini bitirdikten sonra çalışmak için Paris’e yerleşti ve burada ailesinin mesleği olan avukatlık eğitimi almaya başladı. Jules Verne, okuldan çok kendini yazı yazmaya verdi. 1848 yılının yarsında Paris’te çıkan bir dergide ilk hikayesi Dünyanın Merkezine Seyahat’i kısım kısım yayınlanmaya başladı. Aynı zamnda ise 20. Yüzyılda Paris isimli yazısını da yazıyordu ancak bu yazısı ölümünden sonra 1994 yılına kadar basılı bir hale getirmeyi başaramadı.
Hayatı yazı yazmakla geçti.. Bu durum onun eğitim hayatını askıya aldırmıştı. Okulu bıraktıgını öğrenen babası Jules Verne’ye para yardımını askıya aldı… Maddi sıkıntı içinde kalan Jules Verne bir borsa tellalının yanında çalışmaya başladı. Bu vesileyle Alexandre Dumas, Victor Hugo gibi kişilerle tanıştı ve onlardan edebiyat hakkında tavsiyeler aldı.Yaşamının bundan sonrasında yaptıgı yapıtlarla adından çok söz ettirdi..Jules Verne, 24 Mart 1905′te Amiens’de vefat etti.
Jules Verne’nin eserleri
Balonla Beş Hafta
Yirminci Yüzyılda Paris
Dünyanın Merkezine Seyahat
Aya Yolculuk
Kaptan Grant’ın Çocukları
Seksen Günde Devr-i Alem
Denizler Altında 20.000 Fersah
İnatçı Keraban
Michael Strogoff
İki Yıl Okul Tatili
Dünyadan Aya
Doktor Ox’un Deneyi
Dünyanın Ucundaki Fener
Madenin Esrarı
Karpatlar Şatosu
Tuna Kıyısına Seyahat
Esrarlı Ada
Bir Piyango Bileti
Meteor Avı
Altın Yanardağ
Macellanya
Gezgin Cambazlar
15 Yaşında Bir Kaptan
Dünyanın Hakimi
Yüzen Şehir
Deniz Yılanı
1 Şubat 2011 Salı
339. dönem yedek subay sınav sonuç programı
339. dönem yedek subay sınav sonuçları yakında burada yani sitemizde vizyon kalitesiyle verecegim linkte yer alacaktır..339. dönem yedek subay sınıflandırma sınav sonuçlarını burada her dönem oldugu gibi yine ögrenebilirsiniz..
339 dönem yedek subay sinav sonuçlari açıklanır açıklanmaz burada yazımın sonunda verecegim linki tıklamanız durumunda karşınıza bir sorgu paneli gelecek..Bu panele aday numaranızı girerseniz sonuçlar karşınıza gelecektir..
Buradan her dönem oldugu gibi yeni adaylara askeri hayatlarında başarılar dilrim..
339. dönem yedek subay sınav sonuçları ,339. dönem yedek subay sınıflandırma sınav sonuçları için veya burada takip edebilirsiniz Tiklayın
339 dönem yedek subay sinav sonuçlari açıklanır açıklanmaz burada yazımın sonunda verecegim linki tıklamanız durumunda karşınıza bir sorgu paneli gelecek..Bu panele aday numaranızı girerseniz sonuçlar karşınıza gelecektir..
Buradan her dönem oldugu gibi yeni adaylara askeri hayatlarında başarılar dilrim..
339. dönem yedek subay sınav sonuçları ,339. dönem yedek subay sınıflandırma sınav sonuçları için veya burada takip edebilirsiniz Tiklayın
21 Ocak 2011 Cuma
estetik göğüs burun estetiği 3st3tik
estetik göğüs burun estetiği 3st3tik ”estetik göğüs burun estetiği 3st3tik” hakkında sizlere bilgiler verecegim…Estetik aslında çok faydalıdır..Kendini çok iyi hissetmek için muhakkak ama muhakkak yapılması gerekir..
estetik ameliyat yapanlar en başlarda zor olsada sonradan bir rahatlama rahatlama olmaktadır..E nede olsa yaşam bir estektir..
”estetik göğüs burun estetiği 3st3tik” Burun estetiği nedir? Çok çeşitli burunlar var..Yamuk ,kemerli ,hokka burunlar sizdede bunlardan varsa muhakkak ameliyat olunuz..
Birde göğüs estetiği var..Bakım Koca memeliler ,limon memeliler kafanıza takıldı kendinizi begenmiyorsunuz bunlardan kurtulmanın yolu çok basittir…”estetik göğüs burun estetiği 3st3tik”
Küçük bir operasyon yeter sizlere..Ondan sonra dert mert yok oluyor..
estetik ameliyat yapanlar en başlarda zor olsada sonradan bir rahatlama rahatlama olmaktadır..E nede olsa yaşam bir estektir..
”estetik göğüs burun estetiği 3st3tik” Burun estetiği nedir? Çok çeşitli burunlar var..Yamuk ,kemerli ,hokka burunlar sizdede bunlardan varsa muhakkak ameliyat olunuz..
Birde göğüs estetiği var..Bakım Koca memeliler ,limon memeliler kafanıza takıldı kendinizi begenmiyorsunuz bunlardan kurtulmanın yolu çok basittir…”estetik göğüs burun estetiği 3st3tik”
Küçük bir operasyon yeter sizlere..Ondan sonra dert mert yok oluyor..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
